BozadamSöyleşi: Öznur Özkaya

Ömer İzgeç ile Bozadam’ı, ülkemizdeki fantastik algısını, bu türde yazmanın zorluklarını konuştuk ve tabi ki fantastik diyarlara savrulduk. Belirsiz bir zaman ve makanda iç içe geçen hikayelerde kaybolduk. Ormanda büyüklerden uzak tek başlarına yaşayan çocukların, bitkileriyle kendi rayihalı evrenini kurmuş Aktar’ın, topraklarından sürülen bir ırkın, yonttuğu kuklalarıyla hüzünlü bir oyun sahneleyen Büyükbaba’nın ve bir ırmağın ayırdığı âşıkların hikâyeleri…

“Önce ağaçlardan, kuşlardan, parslardan ve diğerlerinden ayrı gördük kendimizi. Bir süre sonra içinden çıktığımız ormanı bir tehdit olarak algıladık. Aslına bakarsan, her şey böyle başladı.”

“Arayışı olmayan, kendini yineleyen sanatçı ‘olmuş, olgunlaşmış’ değil, ‘bitmiş, çürümüş’tür. Üslup çoğu zaman, önceden tutmuş bir formülün üzerinden […]

yara

Yazarı: Ömer Faruk

Yayınevi: İthaki

Baskı, Yıl: 1. Basım, Ekim 2014

Geçtiğimiz aylarda, uzun yıllar Ayrıntı Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş olan Ömer Faruk’un Yarabıçak isimli deneysel metni yayımlandı. İçinden mitoloji, felsefe, sinema, şiir, şarkı ve siyaset geçen bu deneme-roman diyebileceğimiz kitap, ‘Banka Soymuş Bir Devrimcinin Samimi İtirafları’ alt başlığıyla sunuldu. Düzyazıdan şiire, oradan denemeye, söylenceye sıçrayan anlatı birçok konuya değinerek zihin açıcı bir okuma vadediyor. Kurgu kısmı, banka soymuş bir devrimcinin İstanbul’a gelmesiyle başlıyor. Sonrası bu devrimci gencin Mister Fa, Rakıyı Karanfille İçen Adam ve diğer renkli karakterlerle konuşmaları şeklinde özetlenebilir. Bir gece ansızın gelen Çingene kızı da unutmamak lazım.

Bir Anadolu Bilgini

     Nizâmü’l–Mülk ilk yüksek öğretim kurumları olan medreseleri kurduğu 1063 yılında, batının aydınlanma çağına daha yüzyıllar vardı. Doğu, Nizâmü’l–Mülk’ten de önce, 8. ve 9. yüzyıllarda bilim ve kültür mirasını sahiplenmiş, Yunan biliminin büyük bir bölümünü Arapça’ya çevirmişti. Gazneli Mahmud’un çeşitli memleketlerde bulunan müslüman sanatçı ve bilginleri bir araya getirdiği ve önlerine her türlü olanağı koyduğu Gazne’de matematik, astronomi, sanat alanında olağanüstü gelişmeler kaydedilirken batı yoğun bir zulmetin içindeydi. Ömer Hayyam 5000 yılda yalnızca 1 günlük bir hata payı içeren, öncekilerden çok üstün bir takvim (Celâli Takvimi) geliştirir, Nasîrüddin el-Tûsî o zamana kadar kurulmuş gözlemevlerinden çok ileride olan ve seçkin bilim adamlarını bünyesinde barındıran Merâgâ gözlemevini kurarken İbn Sînâ da felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve hatta müzik alanında birbirinden öncü eserler veriyordu.

Varlık’ta bu ay (Şubat) Ömer Faruk’un Yarabıçak’ı üzerine yazdım: Daha Çok İhlâl. Fonda, Taraf de Haïdouks… “Denize bakarken […]

Yazarın cesedinin yanında tuğla var. Sus tuğlası. Nasıl ki kaldırım taşının hakikatini ona başını koyan evsizler bilir, sus […]